Yöresel Kelimemiz


aydingün Köyü ve Çevre Köyler de Kullanılan Yöresel kelimeler Deyimler ve Atasözleri Alfabetik sıraya göre düzenlenmiştir.

Yöresel Kelime-Deyim -Atasözleri
......A......
Aba:Anne yada büyükannelere
Ağa:Köy önde gelenlerine
Abad: Gelir
Abad olmak: Gelirden memnun olmak
Açar: Anahtar
Adol:Yerelmasına benzer fındık büyüklüğünde kök
Ağıl: Hayvanların dışarıda kapatıldığı yer
Ağha: Eyvah anlamında olan sözcük
Ağhır: Son, insanı sonu
Aha: Hele gör
Ahan: İşte, burada
Ağhur: Hayvenlerin konulduğu yer. Ahır
Ağhbun: Gübre
Alaf: Kışlık için hazırlanan hayvan yemi. Ot Saman
Alaca :Siyah beyaz karışımı 
Ancak : Henüz / biraz önce
Andır: Uğursuz şeyler için söylenilir
Andıra Kalsın: Uğursuz olan şeylerin sonu gelsin
Arık : Çok zayıf
Arzuman : Gönül 
Arşın : Osmanlı dönemi uzunluk ölçüsü birimi
Avlu: Odaların önüne yapılan koridor
Ayar: Atın sırtına vurulan eğer
Ayar : densiz,kendini bilmez,hal ve hareketleri
uygun olmayan kişi
Azar : Sözle kızma 
Azgın: Şimarık
Azıtmak:Kedi, köpek yavrularını uzağa götürüp bırakmak


..................B................. 

Baca: Evlerin üst kısmını konulan küçük pencere
Bacı: Kız kardeş
Badval: Ambarın bir çeşidi
Baga,beğe: Ahırda hayvanlara ot ve samanın verildiği tahta bölme
Barç Etmek: Seslice şapırdatarak öpmek
Basma: Hayvan pisliğini bastırarar düzeltilmiş şekli
Bed: Çirken
Bednar: Bir çeşit çıban yarası
Bet / bed:Çehre yüz - Beniz
Bêk : Sıkı 
Beniz : Çehre, yüz
Belli: Bilinen,tanınan
Bellilik: İşaret, iz
Belemek: Çocuğu sarmak, kundaklamak
Beng: Ben, hal, insan vücudunda ki siyah lekeler
Bezenmek:Taranıp, süslenmek
Bıçğı, Bışğhı: Testere
Bıldır: Geçen sene
Bışkol: Koyun pişliği
Bidik: Köpek yavrusu
Bibi: Babanın kız kardeşi
Bi yol: Bir ara
Biçin: Tırpanla biçilmiş ot ya da ekin
Bidibidi:küçük köpek yavrusu çağğıma
Bij,bijli: Sivri uç
Bişi: Hamur kızartması 
Bişka: Kibrit
Boğozdu: Obur.çok yemek yiyen
Boz: Sürülmemiş, otlu bırakılmış tarla
Böcük : Böcek
Bölme: Büyük tepsi
Bük :Eğri virajlı yol / köşe / eğmiye 
Buğari, puğhari: Evlerin üstündeki duman çıkan baca
Buluz: Elbise


.................. C .....................


Cadi: Yağcı, insanlara yağ yakan kimse
Cadaloz :Lafını bilmeden konuşan
Cağ: Kazak örerken kullanılan şiş
Cahal :Cahil , Aklı yetmeyen
Camuş: Manda
Cancur: Bir tür küçük erik
Cazigudiyan: Yağcı ya da şeytan
Cemse: Askeri araç
Cici bici: Süslü, püslü
Çiğelem: Yaban çileği
Ciğerakraba: Enyakın akraba
Cillenmek: Toprağın yeşillenmesi
Cinav:Bir çeşit yaban meyvesi
Cıbıl: Fakir, yoksul
Cıcık: Güzel
Cığız: Oyun bozan Cığıza cur bahane
Cılcıbıl: Çırıl- Çıplak
Cırcır: Fermuar
Cırmalamak: Tırmalamak
Cırnak:Hayvanların ayak parmak ucu
Cızık: Çizgi
Cızlavet: Siyah içi astarlı lastik ayakkabı
Culuk: Hindi
Cur: Çocuk oyunlarında oyun bazmak
Cücük: Tavuk Kaz hindi kuş gibi hayvanların yumurtadan çıkan yavruları 

............Ç............. 

Çağıldak: Hayvanların kuyruk bölgelerinde oluşan,yuvarlak ve sert dışkı
Çakı: Cep bıçağı
Çapak: Göz kenarlarında birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı
Çaput :Bez parçası
Çarık : Manda derisinden yapılan, ucu sivri ayaga giyilen şey.
Çaynik: Çaydanlık
Çeçil: Tel peyniri
Çemirlemek: Gömlek kolunu katlayarak çevirmek
Çengel: Çataliğne
Çimdik: Biraz, bir parça
Çimmek: Yıkanmak, banyo yapmak
Çit:Bahçe tel örgüsü
Çorağh: Verimsiz
Çomar: İri koyun köpeği
Çöğdürmek: Ayakta işemek
Çüş: Eşekleri durdurmak için söylenen

.................... I ..................... 

Işıma : Gündüz olmak. 

.................... İ ................... 

İlmek : İple düğüm atmak
İstikan: Çay bardağı
İstol: Sandalye
İskat: Ölünün arkasından günahına karşılık verilen para
İşmar:Sipariş etmek 
İtdirseği : Arpacık
İtelemek: İtmek


................. K .................. 

Kandil:Gaz lnlası
Kanfet: Akide şekeri
Kargış: Beddua
Kart: Yeşil çimenlik ama sert olan yer
Kayış: Kemer
Kebani: Ev işlerinde hamarat olan kadın
Kafterkuski: Hortlak
Kerme: Koyan pisliginden yapılan tezek
Kerti: Bayat
Kırih: Kısrakların yeni kulunu tay
Kınnap: İnce dayanıklı ip
Kırlent:Koltuklara konulan yastık
Kırkma : Traş etmek / Davarların yününü kesme.
Kıtmir: Küçük
Kodik: Manda yavrusu
Kolik: Boynuzu olmayanan hayvanlara denir
Kolopi: Küçük sitil
Kom : Elle yapılan barınak / Dışarıda koyun ve keçilerin barınması için yapılan yer.
Kopça: Düğme
Kor: Kör
Koraraba: Kağnı
Koroğlu: Köroğlu
Koşat: Köy evlerinde yükü taşıyan kalın ağaç 
Kotan: Pulluk
Köçmek: Evlenmek
Kötürüm : Topal, / yürüyemiyecek durumda özürlü olan
Köynek: Gömlek
Kudik: Küçük köpek, Enik
Kullah: Bere
Kurun, Kürün: Ağaçtan oyularak yapılan su kabı
Kuşkana: Küçük tencere
Külek: Ağzı geniş, altı dar su kabı
Külül,kürül: Yabani bezelye
Küskü:Ağaçtan yapılmış Ucu sivri odun parçası kaldıraç
Küze:Ağaçtan yapılmış Su kabı

Sağdıç: Düğünde damadı gezdiren kişi
Sahi: Gerçek
Sahi mi: Gerçek mi
Sanaksal: Ahırların orta yerinde çukur hayvan bokunun toplandığı kanal
Sap: Başakların tutunduğu dal
Secele: Soy kütüğü
Sedir : Topraktan veye tahtadan yapılan 
odalarda oturulacak yer.
Seğirtme : Koşmak
Seki : Odalarda oturulan topraktan yapılan yer. / Tarla ve bahçelerde ekim için 
hazırlanmış küçük alan
Sele : Kamış kabuklarından 
Sılık: ıslık
Sınama : Deneme
Sini : Üzerinde yemek yenen yayvan geniş kap
Sinor: Tarla hududu, sınır
Sitil: Süt ve yoğurt kabı
Sivirlenme: İki şeyin arasından kayma olayı
Süzek: Yoğurt, peynir vb. Şeyleri süzmek için 
kullanılan torba 

............... Ş ................... 

Şahağı : Anlın tam ortası.
Şal : Başa sarılan yünden yapılmış kalın kumaş
Şaplak: Tokat
Şirat: Peynir Suyu
Şire : Kaynatılarak elde edilen koyu meyve
Şimşir : Parlak 
Şoğurt: Salya
şoğurtlu: Salyalı
Şoş: Asfalt yol
Şöbe: Oltu taşından yapılan boncuk
Şuşlanmak: Fazla yatmak
Şüzzük: Peynirin suyu 

................. T ................ 

Tandır :Köylerde ekmek pişirmek için
Tanış: Tanıdık
Talaş: Telaş
Tapan: Sürülmüş tarlayı düzeltmeye yarıyan tahta kalas
Tapul: Ot demeti
Tar: Tavukların üstüne dizildiği ince sırık
Teke : Erkek keçi
Tekme : Tepik , (Ayakla vurma)
Telis: Çuval
Teneşir :Cenaze yıykanılan ağaçdan yapılmış masa
Terek :Mutfak rafı
Teper : Doldurur, Ha bire teper
Termaş : Bozuk
Terpen : Kımılda
Terpet : Kımıldat, 
Teşi : Yün eğirmeye yarayan alet
Teşt : Saç legen
Tevür : Bir Çeşit
Trink : Peşin para anlamında
Tik : Yüksek, dik
Tığ: Harman yerinde ki saman yığını
Tığa: Saygısız olan delikanlıya denir
Tırık: İshal
Toklu: Yaşına girmiş erkek kuzu
Tula: Köpek eniği
Tullanmak:Atmak
Tuluğ: Tulum
Tuman: Don
Torpağh : Toprak
Torpağh başına: Ölesin, mezara gidesin
Tosbağa: Kaplumbağa
Toy: Düğün
Tump: Tarlaların kenarı
Tüstü: Duman 

............... U .............. 

Uçuğh: Yıkık,harabe
Uğuz: Oğuz
Ula: Ola, olan
Ula Ula: Hele hele
Umaç: Hamurdan yapılan hayvan yemi
Uşağh: Çocuk 

............... Ü ............... 

Ürek: Yürek
Üstü: Elbisesi
Üzdür: Yüzdür 

............... V ............... 

Varlı: Zengin
Vedre Kova: su kabı
Veran: Viran, harabe
Verana kalsın: Harabe olsun
Voj:At Yular
Vurgun: tutkun
Vışşş!: Şaşırma ifadesi 

.................. Y ............... 

Yad: Yabancı
Yal: Köpek yiyeceği
Yalağh: Köpeğe yal verilen kap, yal kabı
Yalaka: Yağcılık eden
Yanaşma: Yandan takılan
Yanbegi: Yatay olan eğiri
Yanpuri: Eğri düz olmayan
Yamsulama: Taklit etmek
Yarpağh: yaprak
Yaşik: Ağaçtan yapılan kasa
Yaşmağh: Gelinlerin baş örtüsü ile ağız kapaması
Yavan: Katıksız
Yêddi: Yedi
Yege: Eye
Yegin: Çalışkan, üşenmeyen
Yeke: Büyük, kocaman
Yêri: Yürü
Yerinmek: Heveslenme
Yesir: Esir
Yığ: Topla
Yığın: Ot yığını, kalabalık
Yumru: Yuvarlak
Yuğhu: Uyku Yuğhun Gelêr
Yüngül: Hafif
Yola vurma: Gönderme
Yon: Bir ağacı yontmak.
Yoz:Gebe kalmamış hayvan 

................ Z .............. 

Zağar: Küçük köpek
Zanduğh: Sandık
Zahar: Gerçekten öyle
Zehrimar: Sinirli bir anda Ne var anlamında kullanılır
Zerzebil: Perişan
Zıbın: Bebek gömleği
Zevsek: Geveze
Zırlama: Ağlama, çok söylenme
Zırza: Asmalı kapı kilidi
Zırzop: Uyumsuz, kaba saba
Zibidi: Giyimiyle topluma uymayan kişi
Zibil: İnce toz
Ziyankar: Zarar veren
Ziyil: Siğil
Zoğ: Tarla, çayır biçiminde tırpanın biçerek yığdığı ot
Zukkum: Haram
Zanduk: sandık


Dabak: Bir hayvan hastalığı
Dadda: Çocuk maması
Daklaşma: Sataşma
Dam: Oda
Damcı: Damla
Davar: Koyun
De hayde: Çabukça gel
Değenek: Sopa, çubuk,baston
Değirmi: Yuvarlak
Demîn : Biraz önce.
Demirav: Bir tür yara, egzama
Desinler için: Gösteriş olsun diye
Dibek : İçi oyularak ,içinde bir şeyler 
döverek ezmeye ve küçültmeye yarayan taş
Diksinmek: Tiksinmek
Dirgen : Ucu demir çatal olan ağaç saplı el haceti
Dıldıbıl: Çırılçıplak
Dınaz: Alay
Dınaz etmek: Alay etmek
Dolamaç: Dönemeç
Dolap: Büyük su değirmeni
Dolça: Maşrapa
Doydoy: Güvercin
Dummak: Suya dalmak
Düge: Düve
Düğmeç: Ekmek arası yapılan şeyler

................ E .................. 

Eebele gel: İşte böyle bu yana gel
Efsene: Saf insan
Eğiş: Teknede hamur kazıyan, kazıyacak 
Ekmek aşı:Ekmek ve yumurtadan yapılan yemek
Ele deme: Öyle söyleme
Emi : Amca
Entare : Kadın elbisesi
Ergiş: Herif , erkek 
Eringen: Tembel, üşenen
Eseslice: Esaslıca
Eşgere Açık , alenen
Evelik: Pazıya benzer yabani ot
Evlek: Bahce ve bastanda bölünen küçük taprak tarcası
Eze: Teyze


............... F ................ 

Fanti: İskambil oyunu 
Ferik: Henüz yumurtlamamış tavuk, Piliç
Fıngal: Folluk, tavuk yuvası
Fırtık: Sümük
Fırtıklı: Sümüklü
Fışğı: Tezeğin ufalanmış şekli
Fiğ: Kürül
Fizzah: Bağırmak
Fizahlanmak: Bağırmak, ağlamak
Fistan : Kadın giysisi
Fol : Kümes hayvanının altına konulan 
tek yumurta 

Gagaç: Kurumuş otlara verilen ad
Gağ: Meyve kurusu
Gada: Dert, bela
Gadan alem: Dertlerini ben üstüme alayım
Gakka: Çocuk dilinde şeker
Galak: Tezek yığını
Galet: Bisküvi
Ganayağhlı: Kadın ya da kız için söylenilen bir söz
Ganfet: Akide Şekeri
Garo: Eski anbar
Gatmer: Yufkanın üst üste konulması ile yapılan bir çeşit yağlı börek
Gaşevi:Tımar aleti
Gaşka:Lastikli At Arabası
Gav: Kil, toprak
Gavçe: Çengel
Gayğanah: Sahanda yumurta
Gecen heğre kalsın: İyi geceler
Gedek: Manda yavrusu
Gelinbarmağı:Yenilen yabani ot
Gem: Döven(at ağızlığı)
Geven:Derelerde olan dikenli bitki
Gıcık : Gelenekler dışında hareket eden 
Gıdıla: Küçük 
Gımı: Adol denen bitkinin uzanmış sapı
Gımı gıçlı: İnce bacaklı
Gıdım : yavaş - yavaş
Gıdik: Oğlak, Keçi yavrusu
Gıjgırmak: Yoğurdun ekşimesi
Gırgal: Hayvanları bağlamak için ağaçtan yapılmış boyun bağı
Gırnap: Sağlam ip
Gıt : Az miktarda
Gıymık : Küçük dal parçası.
Gızan : Dişi Köpeklerin birleşme istemesi hali.
Gizenbuçul: Saklambaç oyunu
Gobbuz: Yumruk
Gobba: Büyük burun
Gopça : Düğme
Gocik: Kaban
Golopi: Tahtadan yapılmış sitil
God: Bir ağırlık ölçüsü
Godda: Büyük zar, makara
Godik: Manda yavrusu
Gor: Mezar
Gorbagor: Toplu mezar
Goruhçu: Kır bekçisi
Göze: Pınarın suyunun çıktığı yer
Gudik: Enik, köpek yavrusu
Guli: Hindi
Gulunç : Sırt
Guşhana: Tencere
Güman: Umut
Güman etmek: Umut etmek 

............... H ................ 

Habire: Devamlı, sürekli
Hacillenmek: Yaptığına pişman olmak
Hal: Siyah ben
Hamarat: Becerikli
Hamut : Atın üzerine vurulan semer.
Hangel: Mantı
Harbi: Doğru
Hardahurda: Kırık ya da döküntü
Harığ: Ark, su kanalı
Harbutlamak: Sıcak su ile soğuk suyu karıştırmak
Haros: Nadasa bırakılmış tarla
Hasıllama: Yoğurmak
Hayat: Bahçe
Hayın (hain) : Acımasız, gaddar
Hedik: Haşlanmış buğday, diş hediği
Helek: Yorgun
Helek olmak: Yorgun düşmek
herif : Kadına göre kocası.
Herik: Sürülmüş tarla
Herslenmek: Sinirlenmek
Heybe :Yünden yapılan ve iki ucu bükülerek 
iki tarafının içine eşya konulan şey 
Hış: Çivili köpek tasması
Hışır : Eski - ( kullanılmayacak halde olan ) 
,ufanmış yakacak
Him: Bina yapımı için kazılan temel
Hodak: Öküzün boyunduruğuna binen ve öküzleri süren çocuk
Hop: Sabanın demir olan ucu
Hozan: Biçilmiş tarlanın birdiyer adı
Hurç : Heybenin büyüğü 

YÖRESEL KULLANILAN ATASÖZLERİ
Halk arasında sık sık kullanılan atasözleridir.Bu sözleri kendim yazmışımdır. Her hangi bir yerden alınmamıştır.

Atlla gelene yer olurda,itle gelene yer olmaz.
Ayranım olsun sinek Bağdattan gelir.
Atı atın yanına bağla,ya huyuna ya tuyuna benzer
Harmana giren posuruk dirgene dayanır.
Çiğnenen sakız çürür.
Bir elmaya kırkı taş atar biri düşürür.
Elden gelen düğün bayram




.................. L ................ 

Lağlanmak: Mızmızlanmak gibi
Lal: Konuşamayan,ahraz
Lapatka: Kürek
Lazut: Mısır
Leçek: Beyaz renkli başörtüsü
Lenğen: Geniş ve derin leğen
Lıbbız: Parasız, Züğürt
Lobya: Fasulye
Lüküs : Gazla yanan yüksek derecede ışık 
yapan alet . Lüküs lambası
Lüle: Musluk, Suyun aktığı boru 

................... M .................... 

Mahal: Yer, mesken
Mafiş: Küçük kare şeklinde kesilmiş yufkanın yağda kızartılması
Makat: Tahtadan yapılmış sedir kısa kesilmiş ağaç
Maşrapa: Kulplu bir çeşit su kabı
Mattavar: Bir çeşit hastalık
Mayıs: Koyun ve sığır pisliği
Mazi: İki teker arasında ki mil
Mes : İnce deriden yapılan ve ayakkabı içerisinden ayaga giyilen şey.
Meşe: Orman
Mereh: Ot ya da saman konulan ev: Merek yandı sıçana da kalmadı
Mertek: Ahşap evlerde direkler arasına dizilen 
Mığh:Çivi
Mıymıntı : Bir işi yaparken fazla oyalanan / isteksiz görünme hali / Uyuşuk
Mintan: Gömlek
Mirade kalsın: Mal sahibinin ölmesini dilemek
Mitil: Yüzsüz yorgan
Modgam: İmece
Morvet: Çırak, yardım eden çocuk
Mozik: Bir yaşına girmiş dana
Möğkgem: Sağlam
Muzevir: Muhbir
Muzevirlenmek: İhbar etmek
Mürgülemek: Otururken hafifden uyumak, şekerleme 

................ N ................ 

Nahır: Sığır sürüsü
Name : Mektup 
Neft: Gazyağı
Nevale: Erzak
Napuzzar: Kapının önünde ya da arkasında kalan tarla
Nat: Tırpan sapı
Nöker: Hızmetkar 

................... O .................. 

Ola, Ula: Ulan, arkadaş
Oçkur: Uçkur
Ola Çabuğh Gaç: Hemen kaç 

................. Ö ................... 

Öbür /öbürü : Öteki / Ötekisi
Öğürme : İçeriden kusar gibi olmak 

................ P ................. 

Pağaç: Yuvarlak ve kalın bir tür ekmek, somun
Pağhıl: Kıskanç
Pağhıllanmak: Kıskanmak 
Patik : Üst kısmı olmayan elle örülen kısa çorap
Panta: Yabani armut, ahlat
Papağ: Başa giyilen tiftik başlık
Papul: Çocuk ayakkabısı, patik
Pec:Soba
Peg: Yıkıntı, virane olmuş ev kalıntısı
Pepe: Kekeme
Peleş: Boynuzları yanlara doğru açılmış hayvanlara verilenad
Peçkir: El havlusu
Pisik: Kedi
Peş: Arka
Peşine gitmek: Arkasından gitmek
Peşlemek: Kovalamak
Peşgun: Ayakları kısa yer sofrası
Peştemâl : Kadınların bellerine 
bağladığı iki ucu arkadan bele bağlanarak
giydiği giysi
Pırtı: Elbise
Polim: Oyun
Polim yapma: Oyun yapma
Potin : Bot , ayaga giyilen kaba ayakkabı 
Poşa: Çingene,
Potur: Büzgü
Poy Poy: Hele bakın anlamında 
Pörtlek: Göz yapısı büyük olan
Pöçük: Kuyruk, en geride kalan
Punğar: Pınar
Pumpul: Yastık başlarına dikilen püskül, süs 
Pulul: Ot demeti
Puşt : Ahlaki bakımdan iyi huyu olmayan.
Pöçük: Son. Kuyruk
Pöçük: Tırpanın sapına bağlanan yeri
Pürçüklü:Havuç 

 

 
Ziyaretçi Defterini Oku Ziyaretçi Defterine Yaz
Reklam
 
AKKİRAZFM
 
ARAMA YERİ

GOOGLE SITE

DUYURU
 
DUYURU
BURDAN HER TÜRLÜ KÖYLE VEDE KENDİZLE İLGİLİ BİLGİ AKTARA BİLİRSINIZ
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=